TÜRKÇE – LEHÇE BENZER KELİMELER

4
10240

Geçmişte sizlerle Lehçe dili hakkında birçok paylaşımda bulunmuş olsam da, bugün sizlerle bir başka ilginç konu olan Türkçe – Lehçe benzer kelimeler konusundan bahsetmek istiyorum. Polonya ve Türkiye halkları 600 yıllık bir geçmişe sahip olması nedeniyle, bazı ortak değerlere sahip. Bunlardan bir tanesi de kullanılan kelimelerin ortaklığı…

Lehçe’nin oldukça zor bir dil olduğu bilinen bir şey ve hatta öğrenilmesi en zor 3. dil olarak da çeşitli kaynaklarda yer buluyor. Açıkçası Türkçe ve Lehçe dillerinde bu kadar fazla ortak kelime dahi olduğunu ben de sizlerle birlikte öğreniyorum.

DANIŞMANLIK SORU – CEVAP

Belirtmekte yarar var, Türkçe – Lehçe benzer kelimeler hakkında Polonyalı arkadaşlarıma konuştum; ancak artık neredeyse hiç bir kelimenin kullanılmadığını söylediler.

Türkçe – Lehçe Benzer Kelimeler

 Yard. Doç. Dr. Öztürk EMİROĞLU  tarafından hazırlanan bu kapsamlı çalışmaya birlikte göz atalım…

A- DEVLET YÖNETİMİ ve TOPLUMSAL HAYAT

 ağa→ aga: Sultanlık Türkiyesinde askerlik unvanı. Türkler’de ve İranlılar’da Leh dilindeki pan (bey) karşılığı kullanıldığı belirtilmektedir (SWO, s. 10). Eski dilde kalmış, günümüzde kullanılmamaktadır.

 bahşiş→ bakszysz: Hediye olarak verilen şey. Lehçe kaynaklarda kelimenin Farsça kökenli olduğu fakat, Lehçeye Türkçeden geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 64). Hâlâ aynı anlamda kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 başıbozuk→ baszybuzuk: 1. 19. yüzyıl ikinci yarısından 20. yüzyılın başına düzenli olmayan savaşçı gruplara verilen ad. 2. Yaramaz, tembel. Askerlerin arasına karışmış sivil savaşçı. Düzensiz topluluk. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 bey→ bej: Eskiden Türkiye’de sivil ve askeri memurlara verilen unvan. Türklerin Tunus’u yönettikleri dönemde Fransızcaya da geçtiği ve başkanlık, şeflik anlamında kullanıldığı belirtilmektedir (SWO,s. 74). Günümüz Lehçesinde gençler arasında argo boyutunda durumu iyi ve hiçbir şey yapmayan, çalışmayan anlamında kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 beylerbeyi→ beglerbej: Osmanlı devlet yönetiminde taşrada vezirin yetkisini yürüten kimse olarak tanımlanmakta ve Türkçedeki anlamıyla kullanılmaktadır. Sancak beylerinin başı. Eski dilde ve tarih metinlerinde kalmıştır.

 çavuş→ czausz: Eski dilde kurye, ayak işlerine bakan kimse. Günümüzde kullanılmamaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 çoban→ ciobany: Eski Lehçede Türkçedeki anlamıyla kullanılmıştır. Türkçeden Ukraynacaya oradan da Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 130). Günümüzde kullanılmamaktadır.

 damga→ tamga: Nişan, iz, mühür. Günümüzde kullanılmamaktadır.

lehçe alfabeLEHÇE ALFABE | LEHÇE ÖĞREN

 efendi→ efendi: Lehçedeki “pan” beyefendi karşılığı olarak Osmanlı döneminde ve günümüz Türkiye’sinde kullanıldığı belirtilmektedir. Bu kelimenin Yunancadan Türkçeye, Türkçeden de Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s.173). Günümüzde kullanılmamaktadır.

 ferman→ ferman: Türklerde ve İranlılarda sultanların emirlerini içeren yazılı belge olarak Türkçedeki anlamda yazılı metinlerde ve eski konuşma dilinde kullanılmıştır. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 hamam → hamam: Türkçedeki anlamıyla hâlâ kullanılmaktadır.

 han→ chan: Türklerde ve Moğollarda halkı yöneten krala verilen unvan. Hâlâ kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 haraç→ haracz: Eski edebiyat dilinde, özellikle romanlarda, tarih metinlerinde geçmektedir. Günümüzde sadece mafya ve polis çevreleri tarafından Türkçedeki anlamıyla kullanılmaktadır.

 hidiv→ kedyw: Babadan çocuğa geçen krallık ya da sultanlık unvanı. 1867-1914 arasında Mısır’ı idare edenlere verilen unvan olarak sözlüklerde açıklanmıştır (SWO, s.350) Yazılı metinlerde kullanılmış. Halk dilinde kullanılmamıştır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 hotoz→ kutas: 1. Eskiden süslenme anlamında kullanılan bir söz. 2. Argoda, erkeklik organı olarak hâlâ kullanılmaktadır. 3. Halk kültüründe, 17. yüzyılda soyluların giydikleri giysilerdeki süsler. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 kadı→ kadeje: Türkçedeki anlamıyla eski Lehçede savcı anlamında kullanılmıştır.

 kardeş→ kurdesz: 1. Dava arkadaşı, yoldaş. 2. 18. yüzyıl Polonyasında neşeli sözler içeren şarkılara verilen ad. 2. Bir halk dansı çeşidi 3. İyi ortaklık veya arkadaşlık. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 kavim→ kałym: Türkçedeki anlamıyla hiç alakası olmayan, Türklerde gelin edilen kızın ailesine ödenen “başlık parası” anlamında kullanılmıştır. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 kaymakam→ kajmakam: Eskiden Türkiye’de büyük vezirin yerine onu temsil eden kimse olarak tanımlanmaktadır. Sözlüklerde kelimenin Arapça kökenli olduğu ama Lehçeye Türkçeden geçtiği belirtilmektedir (SWO, s. 330). Günümüzde kullanılmamaktadır.

 kervansaray→ karwanseraj: Türkçedeki anlamıyla hâlâ kullanılmaktadır.

lehçe aşk sözleriPOLONYADA EN ÇOK KULLANACAĞINIZ LEHÇE AŞK SÖZLERİ

 maskara→ maszkara: 1. Yüzü çok çirkin birisi veya çirkin bir figür. 2. Maske. Kaynaklarda kelimenin Arapçadan geldiği kaydedilmektedir (SWO, s. 458). Fakat konuştuğumuz Türkologlar bu kelimenin Türkçeden geldiğini düşünmektedirler. Günümüzde çirkin insan ve mimaride de çok çirkin heykel anlamında kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 medrese→ madrese: Eski Lehçede Türkçedeki anlamıyla kullanılmış günümüzde ise yaygın olmamakla birlikte entelektüeller tarafından kullanılmaktadır.

 muhtar→ muchtar: Türklerde köyleri idare eden kimse. Kelimenin Arapçadan Türkçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 494) Günümüzde kullanılmamaktadır.

 padişah→ padyszach: Türklerde sultana, İranlılarda şaha ve 1926’dan beri Afganistan’da hükümet edenlere verilen unvan. Lehçeye Türkçeden gelen   bu kelimenin Farsça kökenli olduğu kaydedilmektedir (SWO, s.540). Tarih metinlerinde ve edebiyat dilinde hâlâ kullanılmaktadır.

 paşa→ pasza: Osmanlı imparatorluğunda sivil ve askerlikte üst düzey görev almış kişilere verilen onursal unvan. Ürdün, Libya ve Sudan’da günümüze kadar kullanıldığı belirtilmektedir. (SWO, s. 556). Hâlâ kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 paşalık→ paszałyk: Paşanın idare bölgesi. Yazılı metinlerde eskiden kullanılmıştır. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 pazar→ bazar: Değişik türde eşyaların satıldığı yer. Kaynaklarda kelimenin Türkçeden değil, Farsçadan geldiği belirtilmektedir (SWO, s. 73). Ancak bize göre kelime Osmanlı tüccarları tarafından Lehçeye taşınmıştır. Bu konuda konuştuğum Polonyalı Türkologlar da bu görüşü doğrulamaktadır. Günümüzde de kullanılmaktadır.

 saltanat→ sułtanat: Türkçedeki anlamıyla tarihle ilgili eserlerde hâlâ kullanılmaktadır.

 sancak→ sandżak: Türkçedeki anlamıyla eskiden kullanılmış bir kelimedir.

 sancakbeyi→ sandżakbej: Sancağı yöneten kimse. Sadece tarihle ilgili metinlerde kullanılmıştır.

 saray→ seraj: Müslüman ülkelerde sultanların oturduğu binalara verilen ad. Kelimenin Farsça kökenli olduğu fakat, Lehçeye Türkçeden geldiği kaydedilmektedir (SWO, s.678) Günümüzde de kullanılmaktadır.

 sultan→ sułtan: 1. Türklerde 1922’ye kadar ülkeyi yöneten, diğer müslüman ülkelerde de kullanılan batı ülkelerindeki kral. 2. Türk tütünü çeşidi. Kelimenin Arapça kökenli olduğu, Lehçeye Türkçeden geçtiği kaydedilmektedir. (SWO, s.712) Günümüzde doğu İslam medeniyeti üzerine yazılan tarih ve sanatla ilgili metinlerde kullanılmaktadır.

 tuğra→ tugra: Padişahların imza yerine kullandıkları özel simge. Günümüzde okumuş kesim özellikle oryantalistler kullanmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 ulus→ ułus: Moğollarda ve Tatarlarda devlet ve anayasası olan milletler. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 vali→ wali: Türklerde vilayeti yöneten kişiye verilen unvan olarak tanımlanmaktadır. Kelimenin Arapçadan Türkçeye geldiği ve Osmanlıcadan Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s.798). Eski yazılı metinlerde kullanılmış günümüzde kullanılmamaktadır.

 vezir→ wezyr: Türkiye’de ve ortadoğu ülkelerinde hükümette bakan düzeyinde görevli veya askerlerden sorumlu en üst rütbeli kişi. Kelimenin Arapçadan Türkçeye, Türkçeden Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 804). Günümüzde kullanılmamaktadır.

 vilayet→ wilajet: Osmanlı döneminden günümüze valinin yönettiği bölge. Arapça kökenli olduğu, Lehçeye Türkçeden geldiği kaydedilmektedir (SWO, s. 806). Günümüzde kullanılmamaktadır.

LehçeLEHÇE NASIL BİR DİL ve NASIL ÖĞRENİLİR?

B- DİNLE İLGİLİ KELİMELER

 bayram→ bajram: Müslümanların kutsal günü ve Türklerde ramazanın sonundaki birkaç gün şeklinde açıklanmaktadır. Eskiden yazı dilinde kullanılmış günümüzde kullanılmamaktadır.

 derviş→ derwisz: Türkçedeki anlamıyla günümüzde de kullanılmaktadır.

 ezan→ ezan: Sadece Türkoloji ve diğer İslam ülkeleri üzerine yazılan eserlerde namaza çağrı olarak geçmektedir. İslam dinini bilmeyenler, ezan için müezzin şarkı söylüyor, demektedirler. Ancak Irak’taki savaşla bu kelime yeniden günlük hayatta duyulmaya başlandı.

 gavur→ giaur: Müslümanlar tarafından, Allah’a inanmayanlar için kullanılır. Farsçadan Türkçeye geçtiği kaydedilen bu kelimenin Lehçeye Osmanlı Türkleri tarafından taşındığı belirilmektedir (SWO, s.250). Günümüzde de kullanılmaktadır.

 hoca→ hodża: 1. Müslüman toplumlarda, öğreten ve dini ibadetlerde önderlik yapan kimse. 2. Müslüman Hintlilerde kast sisteminin en üst kişisi. Bu kelimenin de Farsçadan Türkçeye geçtiği ve Osmanlılar tarafından Lehçeye taşındığı belirtilmektedir (SWO, s. 283). Hâlâ kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 kısmet→ kismet: Müslümanlıkta her insanın alın yazısı, kişiye düşen pay. Kelimenin Arapçadan Türkçeye geldiği Türkçeden Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 354) Günümüzde de kullanılmaktadır.

polonya atasözleriPOLONYA ATASÖZLERİ | LEHÇE KAYNAKLAR

 mes→ meszty: 1. Ayakkabının içine giyilen topuksuz inceltilmiş deriden kısa çizme. 2. İnceltilmiş deriden yapılmış topuklu yumuşak ayakkabı. Hâlâ yumuşak inceltilmiş deriden kadın çizmeleri için kullanılmaktadır.

 mescit→ meczet: Müslümanların topluca ibadet ettikleri ev. Arapçadan Türkçeye, Osmanlılar aracılığıyla da Lehçeye taşındığı kaydedilmektedir (SWO, s. 462). Türkçedeki hem cami hem de mescit karşılığı kullanılmaktadır.

 minare→ minaret: Türkçedeki anlamıyla hâlâ kullanılmaktadır. Arapçadan Türkçeye oradan da Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 479).

 molla→ mułła: Müslümanlara ibadette önderlik eden nikahlarını kıyan kişi. Kelimenin Arapçadan Türkçeye, Türkçeden de Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 496). Günümüzde kullanılmamaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 müezzin→ muezin: Müslümanları minarelerden ibadete çağıran kişi. Arapçadan Türkçeye Türkçeden de Lehçeye geçtiği kaynaklarda belirtilmektedir (SWO, s. 495). Günümüzde kullanılmaktadır.

 müftü→ mufti: İslam ülkelerinde dini kuralları anlatan ve koruyan kişi. Sözlüklerde bu kelimenin doğrudan doğruya Arapçadan Lehçeye geldiği kaydedilmektedir (SWO, s. 495). Ancak bize göre bu kelime de Türkçeden Lehçeye geçmiştir. Nitekim W.P. Turek’in  Słownik Zapożyczeń Pochodzenia Arabskiego w Polszczyźnie / Arapçadan Lehçeye Ödünç Gelen Kelimeler  adlı çalışmasında da bu kelimenin Lehçeye Türkçeden geldiği kaydedilmektedir (s. 79). Günümüz Lehçesinde de kullanılmaktadır.

 namaz→ namaz: Müslümanların günde beş defa yaptığı ibadet. Kelimenin Farsçadan Türkçeye oradan da Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 501). Sadece yazılı metinlerde geçmekte konuşma dilinde kullanılmamaktadır.

 ramazan→ ramadan: Oruç. Kelimenin Türkçeden Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s.625). Günümüzde sadece müslümanların tuttuğu oruç ve ay için kullanılmaktadır.

 şeyh→ szejk: Lehçeye girdiği günden beri Türkçedeki anlamıyla kullanılmaktadır.

 tülbent→ turban: Müslüman ülkelerde ve Hindistan’da kadınların baş örtüleri. Kelimenin Farsçadan Türkçeye oradan da Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 783). Günümüzde, erkeklerin başlarına örttükleri serpuş anlamında kullanılmaktadır.

C- TARİH, ASKERLİK VE SAVAŞ

 bajan→ ban: 1. Askerlikte yönetici, müdür. Macarcada (banatu) şeklinde kullanıldığı kaydedilmektedir. Hırvatça ve Sırpçada, 1929-1941 yılları arasında Yugoslavya’da taşra yöneticisi anlamında kullanılmış. Lehçeye Sırp ve Hırvatçadan geldiği bu dillere de Türkçeden geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 67). 2. Eski devirlerde bozuk para anlamında da kullanılmış. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 barış→ borysz: Alış verişte para ya da yemek ikramı anlamı vardır. Türkçedeki anlamından tamamen başka bir anlam verilmiş, bugün kullanılmamaktadır.

 bozdoğan→ buzduchan: Türkçedeki anlamıyla bir silah çeşidi veya sembol olarak hâlâ kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 cida→ dzida: Eski bir silah. Ucunda sivri bir demir bulunan uzun ince bir sopaya takılı savaş aleti, mızrak. Günümüzde, çocukların birbiriyle sopalarla, Türkiye’deki kılıç kalkan oyununa benzer tarzda oynadıkları oyuna cida denmektedir. Bugünkü Lehçede dzida sözü sivri av aletleri için de kullanılmaktadır.

 cirit→ dziryt: Eski zamanlarda kullanılan ucunda sivri demir bulunan ve hayvan avlamaya yarayan alet. Bugün bazı Afrikalı gruplarda bulunduğu kaydedilmektedir. Kelimenin Arapçadan Türkçeye geçtiği şeklinde kaynaklarda yanlış bilgi bulunmaktadır (SWO, s. 170). Günümüzde kullanılmamaktadır.

 cirit→ dżygitowka: Kafkasya’da atlarla yapılan spor. Kelimenin Lehçeye Rusçadan geldiği, Rusçaya Türkçeden geçtiği belirtilmektedir (SWO, s. 170). Günümüzde de kullanılmaktadır.

 çete→ czata: Savaş, yağmalama, hırsızlık gibi olaylarda gözcülük yapan, nöbet tutan kimse olarak Türkçe anlamından çok farklı kullanılmaktadır.

 devşirme→ dewszirme: Osmanlı tarihi üzerine yazılan kitaplarda geçen bir kelimedir.

 esir→ jasyr: Türkiye ve Tatar Türkçesindeki anlamıyla savaşlarda tutsak alınan kimse olarak günümüzde de kullanılmaktadır. Bu kelimenin Arapça kökenli olduğu Lehçe kaynaklarda belirtilmemiştir.

 kalkan→ kałkan: Türkçedeki anlamıyla, Polonya’da 16. yüzyıldan 19. yüzyılın sonuna kadar yaygın olarak kullanılmıştır. Günümüzde tarih ve sanat tarihi ile ilgili metinlerde kullanılmaktadır.

 karabela→ karabeła: Savaş aleti olarak çok süslü ve kabzasında kartal motifi bulunan 17 ve 18. yüzyılda Polonyalı sosluların prestij sembolü olarak da taşıdıkları kılıç.

 kavas→ kawas: Osmanlı Türklerinde polis, asker ve jandarma gibi kolluk kuvvetlerine verilen ad. Bu kelimenin Arapça kökenli olduğu Lehçe kaynaklarda belirtilmemiştir. Günümüzde kullanılmamaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 kesim→ kęsim: Baş kesimi. Sadece baş vurma söz konusu olduğunda tarihle ilgili kitaplarda bu kelime kullanılmaktadır.

 ok→ łók: Türkçedeki anlamıyla günümüzde de kullanılmaktadır.

 ordu→ horda veya orda: 1. Ordu 2. Kalabalık, topluluk. Türk ve Moğollarda kağanın emrindeki askerler anlamında tarihi metinlerde kullanılmıştır. Tarihle ilgili olaylardan bahsederken günümüzde de kullanılmaktadır. Ayrıca “horda kibiców” şeklinde saldırgan bir grup, agresiv taraftar anlamında kullanılmaktadır.

 pulat→ bułat: 1. Kabzası geniş Türk ve Pers kılıcı. 2. Kalitesi çok yüksek, parlatılmış özel çelikten yapılmış küçük kılıç. Kelimenin Farsçadan Türkçeye Türkçeden de Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 97). Günümüzde tarihi metinlerde kullanılmaktadır.

 serasker→ serasker: Osmanlı dönemi Türkiye’sinde askeri en üst makam. Sonra savaş bakanlığı. Türkçeye yarısı Arapça yarısı Farsçadan gelen bu kelimenin Lehçeye Türkçeden geldiği kaydedilmektedir (SWO, s. 678). Tarihle ilgili metinlerde günümüzde de kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 seymen→ semen: 1. Asker, jandarma. 2. Eski Rusya’da sarayları korumakla görevli kimse. Günümüzde kullanılmamaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 sipahi→ spachi: Türkçedeki anlamıyla atlı askerler olarak hâlâ kullanılmaktadır.

 ulan→ ułan: Polonya’da 18. yüzyıldan ikinci dünya savaşının sonuna kadar genç, delikanlı ve atlı askerler birliği anlamında kullanılmış. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 yatağan→ jatagan: 14. yüzyıldan itibaren Türk, Arap ve Farsların kullandığı iki tarafı da kesici savaş bıçağı. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 yeniçeri→ janczar: Osmanlı devletinde müslüman olmayan, sonradan İslamı seçen devşirmelerden oluşan birlik. Tarihle ilgili metinlerde günümüzde de kullanılmaktadır.

Lehçe hazırlıkLEHÇE HAZIRLIK KURSU

D- BİNİCİLİK VE AVCILIK

 arkan→ arkan: Çoban ve göçmen topluluklarda, yaban hayvanlarını avlamak, atları ve diğer ev hayvanlarını yakalamak için kullanılan başı halkalı ip. Günümüzde kovboy ipine bu ad verilmektedir.

 aygır→ ogier: Eğitilmemiş genç tay, küçük tay. Kelimenin Türkçeden Ukraynacaya oradan da Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 522). Hâlâ aynı anlamda kullanılıyor. Ayrıca argoda çok yakışıklı genç, özelikle kızların peşinden koşan kimse anlamında kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 çakan→ czekan: 1.Kayakta veya dağlara tırmanmada kullanılan sağlam değnek. 2. Macar ve Çeklerde flüt cinsinden halk müziği enstrümanı. 3. Maden işçilerinin kullandığı sivri kazmaya benzer alet. Bu anlamıyla hâlâ kullanılmaktadır. 4. Eski bir savaş silahı. At üzerinde savaşırken koruma silahı Kelimenin Türkçeden Macarcaya oradan da Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 130). Günümüzde ilk anlamıyla kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 çaprak→ czaprak: 1. Eyer örtüsü. Uzun, süslü ve atı saran kalın kumaş. Polonya’da 18. yüzyılda atlı askerler bu kelimeyi kullanmış. 2. Başsız ve kuyruksuz işlenmiş deri. Günümüzde kullanılmamaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 çerge→ derka: Kalın battaniye, atların üzerlerine atılan ve bacaklara kadar inen örtü. Yolculukta kullanılır. Kaynaklarda kelimenin Türkçeden   Ukraynacaya oradan da Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s.146). Aynı anlamda günümüzde de kullanılıyor. Ayrıca kapşonlu ve büyük düğmeli, dizlere kadar uzanan kadın mantosuna da bu ad verilmektedir.

 çultarı→ czołdar: Atın üzerine atılan süslü örtü, çaprak. Günümüzde de kullanılmaktadır.

 hamut→ chomonto: Atların arabaları çekmesi için boyunlarına vurulan yuvarlak çember. Türkçedeki anlamıyla kullanılmış ve günümüzde de kullanılmaktadır.

 kamçı→ kańczug: Türkçedeki anlamıyla günümüzde de kullanılmaktadır.

 kara at→ kary koń: Kara at, siyah at, yağız at. Atın rengi için kullanılan kara sözü Türkçeden geçmiştir. Sıfat olarak kara sözü sadece at rengini belirtmek için günümüzde de kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 sadak→ szajdak veya sajdak: Eskiden okları taşımak için kullanılan kılıf. Henryk Sienkiewicz’in  Ogniem i Mieczem (Ateşle ve Kılıçla) adlı romanında bu kelime geçmektedir. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 tabur→ tabun: At sürüsü, yabani atlar, step atları. Türkçeden Ukraynacaya oradan da Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 740). Günümüzde bu söz kalabalık, düzensiz, saldırgan insan grubu anlamında kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

lehçe kaynaklarLEHÇE KAYNAKLAR | LEHÇE ÖĞREN

E- TİCARET KÜLTÜR VE SANAT

 akçe→ akczan: Tüccarların taşıdığı madeni para, sadece Osmanlı tüccarlarının alış verişte kullandıkları para için eskiden kullanılmıştır.

 arşın→ arszyn: Eskiden, Rusya’da 71.12 – 81.50 cm arasında olan uzunluk ölçüsü birimi. Lehçede dirsekten parmak uçlarına kadar olan kısımla ölçülen 50 cm (yarım metrelik) bir uzunluk için kullanılmış. Kaynaklarda kelimenin Türkçeden Rusçaya geçtiği oradan Lehçeye geldiği belirtilmektedir (SWO, s. 48). Günümüzde kullanılmamaktadır.

 aşık→ aszyk: Halk şairi anlamında sadece oryantalistler kullanmaktadırlar.

 bakkaliye→ bakalie: Kuruyemişler. Türkçeye Arapçadan geldiği Türkçeden de Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 64). Günümüzde de kullanılmaktadır.

 baksak→ baskak: Eskiden Tatar ve Moğol hanlıklarında alınan bir vergi. Lehçeye Ukraynacadan, Ukraynacaya da Türkçeden geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 71). Günümüzde kullanılmamaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 batman→ bezmian: Türklerin, on kilo karşılığı kullandıkları bir kelime olarak verilmektedir. Lehçede de aynı anlamda kullanılmıştır. Halbuki  Türkçe Sözlük ’te “miktarı bölgelere ve tartılacak şeylere göre değişen eski bir ağırlık ölçüsü” (s. 131) olarak kesin bir sayı verilmemektedir. Kaynaklarda bu kelimenin Ukraynacaya Türkçeden gelmiş oradan da Lehçeye geçmiş olabileceği belirtilmektedir (SWO, s. 71). Günümüzde kullanılmamaktadır.

 bedesten→ bezystan: Değişik malların satıldığı fuar yeri olarak kullanılmıştır.

 iblis→ ıhlis: Romantizm dönemi (1818-1863) Polonya edebiyatında kullanılmıştır.

 kaleta→ kaletnik: Sadece deriden yapılan torba, çantalar yapan usta, saraciye. Yaygın olmamakla birlikte hâlâ kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 katla→ kaleta: Eskiden kemerlere takılan, bozuk para ve ufak tefek eşyalar taşımaya yarayan deri kese, küçük torba. Günümüzde de kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 kese→ kiesa: Para kesesi. Bu kelimenin Farsçadan Türkçeye geçtiği belirtilmemektedir. “Schowaj do kiesy / hemen keseye koy” anlamında hâlâ   kullanılıyor.

 torba→ (torba): Türkçe’deki anlamıyla günümüzde de kullanılmaktadır.

Polonyada eğitimPOLONYADA EĞİTİMDE LEHÇE Mİ İNGİLİZCE Mİ?

F- YİYECEK VE İÇECEKLER

 baklava→ bakława: Türkçedeki anlamıyla kullanılmaktadır.

 balık→ bałyk: 1. Eski Lehçede yengeç. 2. Eskiden ava giden köpekleri korumak için karınlarının altına bağlanan kuşak. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 döner→ doner: Avrupa dillerinin çoğunda olan döner kelimesi Lehçede de Türkçe söylenişine çok yakın bir şekilde kullanılmaktadır.

 havyar→ kawior: Türkçedeki anlamıyla hâlâ kullanılmaktadır.

 helva→ chałwa: Güzel kokulu, lezzetli tatlı. Hâlâ kullanılmaktadır.

 kahve→ kawa: Dünyanın pek çok dilinde kullanılan üniversal bir kelimedir. Türkçe sözlükte bu kelimenin Arapçadan Türkçeye geldiği belirtilmektedir (TS, s. 622).   Ama Lehçe sözlüklerde bu kayıt yoktur ve kelime Türkçe kökenli olarak geçmektedir (SWO, s. 349). Hâlâ kullanılıyor. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 kavun→ kawon: Eskiden kullanılmış, günümüzde kullanılmamaktadır.

 kaymak→ kajmak: Türkçedeki anlamıyla hâlâ kullanılan bu kelime, Rusçadan Lehçeye, Rusçaya da Türkçeden geçmiştir (SWO, s. 330). Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 kebap→ kebab: Bu kelime dünyanın pek çok dilinde kebap olarak kullanılmaktadır. Arapça kökenli olan kelimenin Polonya kaynaklarında Türkçeden geldiği yazılmaktadır. Arapların bile Avrupa’da lokantalarına “Türk kebabı” yazmaları kelimenin Türk mutfağı sayesinde yayıldığını göstermektedir.

 koçan→ kaczan: 1. Dolma, 2. Mısır koçanı. Kaynaklarda bu kelimenin Türkçeden Rusçaya ve Ukraynacaya oradan da Lehçeye geçtiği belirtilmektedir (SWO, s. 329). Kelime, Ukraynacada kullanıldığı gibi günümüz Lehçesinde de kullanılmaktadır.

 köfte→ kofte: Eski Lehçe’de halk dilinde kullanılmıştır. Günümüzde Asya kıtası mutfağını sunan lokantaların menüsünde köfte yer almaktadır.  Türkçe Sözlük ’te bu kelimenin Farsçadan Türkçeye geldiği kaydedilmektedir (s.742). Ancak, Wacław Przemysław Turek’e göre bu kelime Lehçeye doğrudan doğruya Arapçadan gelmiştir.  (Słownik Zapożyczeń Pochodzenia Arabskiego w Polszczyźnie / Arapçadan Lehçeye Ödünç Gelen Kelimeler, s. 75). Arap dili uzmanı olan W. P. Turek Lehçe’de bulunan Arapça kökenli pek çok kelimenin, doğrudan doğruya Arap lehçelerinden geldiğini savunmaktadır. Bu görüş matematik kavramları için geçerlidir. Ancak diğer alanlar için doğru değildir. Çünkü Türkçe kelimelerle beraber pek çok Arapça ve Farsça kelime Osmanlı ve diğer Türk boyları tarafından Lehçeye taşınmıştır. Bunu Lehlerin, Osmanlılarla komşu olmalarının yanında Tatar ve Karaimlerle asırlardır aynı topraklarda yaşıyor olmalarına dayandırarak söylemekteyiz. Ayrıca Polonezköy’de yaşayan Polonyalıların; giyim kuşam ve yeme içme tarzlarının Polonya’da bulunan yakınlarını etkilediklerini unutmamak gerekir. W.P. Turek bunları dikkate almadığı için yanılmıştır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 mangal→ mangał: Türkçedeki anlamıyla eski Lehçede kullanılmıştır. Günümüzde de kullanılmakla beraber, grill kelimesi daha yaygındır. Polonya köylüleri hâlâ mangal kullandıkları gibi, ayrıca kömürlerin üzerine mangal yazmaktadır. Lehçe sözlüklerde kelimenin Arapça kökenli olduğu belirtilmemiştir (SWO, s. 450). Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 lokum→ rahat lokum: Türkçedeki anlamında ancak kelimenin başına rahat sözü eklenerek kullanılmaktadır. Bu da Osmanlı döneminde rahat-ı lokum ifadesinin olduğu gibi Lehçeye taşındığını göstermektedir. Türkçedeki lokum sözcüğü Lehçede rahat lokum olrak kullanılmaktadır.

 şerbet→ sorbet: Soğuk, şekerli içecek. Bazen alkollü olduğu da belirtilmektedir. Kelimenin Arapça kökenli olduğu Lehçeye Türkçeden geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s. 693). Hâlâ kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 şişlik→ szaszłyk: Slav ve Balkanlardaki başka dillerde bulunan bu kelimenin Türkçeden Rusçaya oradan da Lehçeye geldiği belirtilmektedir (SWO, s.728). Hâlâ kullanılmaktadır.

 tatlı→ tatła: Doğu tatlıları. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 tütün→ tytoń: 1. Tütün 2. Tütün üretimi. Günümüzde de kullanılmaktadır.

 yoğurt→ jogurt: Dünyadaki pek çok dilde olduğu gibi Lehçede de Türkçe yoğurt kelimesi vardır ve hâlâ kullanılmaktadır. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

G- GİYİM KUŞAM

 altınbez→ altembas: İpekten yapılmış altın renginde parlak bez. Günümüzde dokumalar için kullanılmaktadır.

 başlık→ baszłyk: Kalın kumaştan yapılan başı ve boğazı soğuktan koruyan başlık. Eski Rusçada da kullanıldığı belirtilmektedir. Türkçe – Lehçe benzer kelimeler.

 başmak→ baczmagi: 17. Yüzyılda Polonya’da çok yaygın olarak kullanılan, Osmanlı modası giysilerden, uzun, boğazlı diz altına kadar çıkan deri çizme. Günümüzde de kullanılmaktadır.

 cepken→ czekman: 1. 18. yüzyılda erkeklerin giydiği uzun kollu elbise.  Türkçe Sözlük ’te “kolları yırtmaçlı ve uzun, harçla işlenmiş bir tür kısa, yakasız üst giysi” şeklinde ve Lehçedeki kullanımından farklı tanımlanmaktadır. 2. Yakın doğuda erkeklerin, uzun iç giysileri. Günümüzde kullanılmamaktadır.

 çarşaf→ czarczaf: Müslüman kadınların geleneksel olarak, başlarını, yüzlerini örttükleri giysi. Kelimenin Farsçadan Türkçeye, Türkçeden de Lehçeye geçtiği kaydedilmektedir (SWO, s.130). Örtünen kadınlar için hâlâ kullanılmaktadır.

 çizme→ ciżmy: Yumuşak, ince, renkli deriden dizlere kadar çıkan boğazlı ayakkabı. 12. veya 15. yüzyılda Macarca yoluyla Lehçeye geçmiş, dağlarda yaşayan Polonyalıların kullandığı Türkçe kök.

 Yard. Doç. Dr. Öztürk EMİROĞLU 


Umarım TÜRKÇE – LEHÇE BENZER KELİMELER başlıklı yazımı yararlı bulmuşsunuzdur. Teşekkürlerinizi, bu yazıyı aşağıdaki sosyal paylaşım sitelerinde paylaşarak edebilirsiniz.

Yazıları Beğendiyseniz Abone Olmak İster Misiniz?

Polonya hakkında özenle hazırladığım yazıları beğeniyorsanız eğer, 2000+ abone arasına katılabilir ve yeni yazılardan öncelikli olarak haberdar olabilirsiniz!